Tilki Kitap ve Yayıncılık Hizmetleri, BuDukkan.Com ortak iştirakidir. 0544 204 00 31YAZAR GİRİŞİ
Yazar Girişi
Giriş
Beni Hatırla
Yeni Yazar Kayıt
Tilkikitap yayınevinin fırsat ve imkanlarından yararlanmak için başvuru yapın.
Hemen Başvuru Yapın
Yazar Hizmetleri
AnasayfaDuyuru ve HaberlerKitap Bastırmak İstiyorum Diyenlere Balta Darbeleri

Kitap Bastırmak İstiyorum

Kitabınızın bastırmak ve kitabınızı çıkarmak, kitabınızı yazmak kadar zor bir süreçtir. Birçok kişi kitabını çok büyük zahmetlerle yazarak tamamladığında yazar olma sürecinin neredeyse bittiğini düşünür. Oysa bu çok büyük bir

Kitap Bastırmak İstiyorum Diyenlere Balta Darbeleri

KİTAP BASIM YAZILARI
HİZMET PAKETLERİ

kitap bastırmak istiyorumKitap çıkarmak isteyen biri olarak kitap baskı sürecinde ne gibi zorluklarla karşılaşacaksınız?

Birçok kişi kitabını çok büyük zahmetlerle yazarak tamamladığında yazar olma sürecinin neredeyse bittiğini düşünür. Oysa bu çok büyük bir yanılgıdır.Sizi yazarlık serüveninizin ikinci evresindeki kitap basım sürecinde,  fildişi kulenizin dışında korkunç pragmatist ve kapitalist bir dünya beklemektedir.

Yazının en başında şu uyarıda bulunmam gerekir. Eğer kitap basımından  "zengin olurum, para kazanırım" diyorsanız bu işten uzak durun. Bunu imkansız olarak nitemiyorum, imkansız eksi bir demek daha doğru olur. Yani elbette kalem-kitap işlerinden hayatlarını geçindirecek kadar para kazananlar ve hatta "köşe"yi dönenler var. Ama bunlar iki elin parmaklarını geçmez. Dolayısıyla bu işe öncelikle maddi bir amaçla yola çıkanlara Merter, Mahmutpaşa piyasasında tekstil işlerini araştırmasını tavsiye ederim. Çünkü o mahalde para kazanmak, bu mahalde para kazanmaktan çok daha kolay olabilir. Öyle ki yazdıklarımdan elde ettiğim gelir, yazarken içtiğim sigara parasını karşıladı mı, ondan bile emin değilim.

 

Kitabınızı yazdıktan sonraki süreçte yapacağınız ilk iş kitabınızı bastırmak için yayınevi arayışı olacaktır.

Bu noktadan sonra bu yolun yolcularını ikiye ayırmam gerekiyor.

 

Kitap Yazmaya Başlayanlar İkiye Ayrılır

Birinci grup fildişi kulesine çekilmiş, okumuş, araştırmış, sözün büyüsüne kapılmış ve gördüğü alemleri kaleminden damıtmış insanlar. Bu tarz bir insanın kendini anlatacak sosyal medya hesapları, siteleri olmasını çok beklemeyin. En azından kırk yaşından önce. Çünkü ne bunlara zaman ayırabilmiştir, ne de para. Popüler olma endişesiyle beğeni kasma, takipçi artırma yöntemlerine harcayacağı vakti okuyarak, yazarak geçirmiştir. Hatta böyle bir şeye vakit harcamaktansa iki satır daha okuyayım diye düşünür bu takıntılı insan. Site hazırlama, afiş tasarlatma gibi işlere ise parası zaten olmaz. Parası olsa zaten kalem-kitap işlerine bulaşmaz. Kalem-kitap işleri genelde alt-kültürün işleri kabul etmek lazım. Acı çeken insan işi, fakirlik çeken insan işi, derdi olan insan işi bu yazı-çizi işleri. Elbette istisnalar kaideyi bozmaz ve bu tezler de benim düşün dünyamın icatlarıdır. Bulduğu parayı da zaten bu işlere vermez, çoktandır aklında olan bilmem ne kitabının bilmem ne basımını alayım der. Ben bu gruptaki adamları, kadınları severim. Ama bunlar az bulunur. Bulduklarım da "ulan millet üç kuruş etmeyecek laflarını nasıl da sallıyor, nasıl da takip ediliyor, Allah De Gerisini Satışlara Bırak, Mevlana De Ötesini Takipçilere Bırak, Bir VAV Çiz beğenilere amin demeyen ölsün" durumlarını görünce pes ederler. Pes etmeyenler de hala var.

İkinci grup, asla fildişi kulesine çekilmemiştir. Çekildiği yer odasındaki bilgisayar masası, tableti veya cep telefonudur. Kitap okumamıştır. Altını çizerek "kitap okumamıştır." Ama iyi bir alıntı okuyucusudur, sosyal medya takipçisidir. "Takipçi artırma, beğeni kasma" ve benzeri okuduğu yazıları toplasanız yüz dünya klasiği kadar etse de okuduğu dünya klasik eseri sayısı iki, bilemedin üçtür. O da lise edebiyat öğretmeninin verdiği ödevdir. Popüler olma endişesi her şeyin önündedir, bu işlerden para kazanacağı hayaliyle "kasarak" yaşar. Sabah kalktığında okuluna, işine giderken takipçi kasar, öğlen yemek arasında takipçi kasar, akşam eve dönünce takipçi kasar, son defa yatmadan önce telefondan bir kez daha kasar. Nihayetinde "kasa kasa" yaşar. Paylaşımların içeriğine değil altındaki "retweet, like, share" sayılarına göre paylaşımların değerini belirler. Elbette genelin-çoğunluğun algısına mahkum olur. Çoğunluk ise kolay, sade ve derin olmayanı bağrına basar. Esasında çoğunluğun bu eyleminde yanlışlık yoktur. Yani çoğunluğu, yani halkı bir zamanların elitislerinden birinin dediği gibi "beyaz atletleri ile mangal ateşi yakan hanzo" diye aşağılamayacağız. Durumu ve reeli kabul edeceğiz. Bu satırları yazarken Aysun Kayacı'nın kulakları çınlattım:)

Halk yüzeysel olanı beğense de, zaman yalnızca iyileri seçer ve yaşatır. Fakat halkı yani çoğunluğu görmezlikten gelemezsin. Eğer halkı görmezden gelecekseniz yazdıklarınızı silmeniz veya yakmanız gerekir. Demek ki yazdıklarımızda hep bir beğenilme ve takdir endişesi olmalı. Bu endişe yazdıklarımızın tamamının üzerinde bir gölge gibi dursa da, kalemimizi ele geçirmesine izin vermemeliyiz. Dolayısıyla yukarıda bahsettiğim iki grupta da olmak tek başına yeterli değildir. Benim yazarlarla ilgili sınıflamam şu şekildedir; üç tip yazar vardır.

 

Yazarlar Üçe Ayrılır

Birinci tip; yazdıkları çok iyidir, ama kitlesi yoktur veya vardır ama çok dardır. Popüler olamamıştır. Popüler olmamış olması bu yazarı kötü kılmaz, ben bu yazara kaliteli yazar derim.

İkinci tip; yazdıkları çok basit, derinlikten yoksun, sağdan soldan derleme ama çok büyük kitlesi olan yazardır. Bu yazara ise popüler yazar derim. Popüler olması yazdıklarını kaliteli kılmaz. Zaman içerisinde eriyecektir, sabun köpüğü veya saman alevi benzetmesi uygundur.

Üçüncü tip; hem yazdıkları çok kaliteli, hem de popülaritesi yüksek olan yazardır. Bu yazara ise başarılı yazar derim.

Birinci tip yazar, sabrederse ve polülarite rüzgarına kapılmaz ise zaman içerisinde üçüncü tip yazara dönüşebilir. Ömrü buna vefa etmez ise öldükten sonra da ciddi bir kitleye sahip olabilir. Birçok dünya klasik yazarının yaşarken kitlesi yok denecek kadar azdı, ne de olsa herkes bir Jack London hırsına sahip olamıyor. Elbette öldükten sonra okur kitlesi olacak diye garanti veremeyiz, birçok muhteşem yazar ölümleri ile birlikte yazdıklarını da bilinmeze götürmüştür. Zaman zaman dirilenler olmakta, üç yüz yıl farkedilmemiş bir yazarın kitabı elden ele dolaşmaktadır.

İkinci tip yazar, zamanının rüzgarına kapıldığı için kalıcı olma şansı çok zordur. Zaten ciddi bir kitlesi vardır, çoğunluk tarafından onaylanıyor, hakkında haberler yapılıyor ve alıntıları sosyal medyada "janjanlı fotoğraflarla" paylaşılıyordur. Onun kendini geliştirme ve derinleşme ihtiyacı pek yoktur. Popülarite rüzgarı arkasından estiği müddetçe gemisi yürüyecektir. Rüzgar kesildiği anda ise büyük bir hayal kırıklığı yaşayacaktır. Döneminde attığı her adımı olay olan ama daha sonra kimsenin ismini bile hatılamadığı yeşilçam şöhretlerine benzerler. 

Üçüncü tip yazar, yani yaşarken popüler olmuş kaliteli yazarlardan bahsediyorum; bunların sayısı o kadar azdır ki saysak elli isim belki çıkar, belki çıkmaz. Benim için en güzel örnek Jack London'dır. Yazma hevesinde olan herkese birçok yerde tavsiye ettiğim gibi yine Jack London'ın Martin Eden adlı eserini tavsiye edeceğim.

"Yazar Olmak İsteyenlere Balta Darbeleri"ne önümüzdeki günlerde devam edeceğim. Dileğim baltaları vurdukça sadece yazar olmayı arzulayanlar hayatta kalsın, diğerleri ölsün:)

 

Emrah Çelik

Yayın Yönetmeni

 

  Kitabımı Nasıl Yayınlatırım »
Tilki Kitap ve Yayıncılık Hizmetleri Yazar sistemi interaktif olarak yazalarımızın kitap ve hizmetleri hakkında tüm işlemlerini hızlı ve kolay bir şekilde yönetmesini sağlar Tilki Kitap Yayınevi sayesinde kitaplarınızı dilediğiniz gibi yönetebilirsiniz.
©2008,2017, Tilki Kitap Yayınevi Ticaret Sicil No: 666496 BuDukkan.Com ve Dış Tic. Ltd. Şti ortak iştirakidir.

İletişim Bilgileri

Tilki Kitap


M. Hizmetleri : 0544 204 00 31
Fax               : 0 850 304 22 03
Telefon         : 0 850 304 22 03
E-Posta        : iletisim@tilkikitap.com
Web             : www.tilkikitapyayinevi.com

Numaranızı Yazın Sizi Arıyalım